Kızılkule

Kızılkule, Alanya gezi programlarında yer alan önemli yapıdır. Alanya’nın sembolü olan bu muhteşem yapı şehre tarihi bir kimlik kazandırır. Türklerin Alanya’ya vurduğu bir mühür de diyebiliriz. Görünümü, sağlamlığı, yapı tekniği, ilginç planı ve kitabeleriyle Anadolu Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden bir tanesidir, Kızılkule.

Kızılkule’nin görevi ve yapılışı

Kızılkule, Alanya Kalesi’nin savunmasını güçlendiren ögelerden biridir. Kule sadece limanın girişini korumakla kalmamış, aynı zamanda kaleyi ve tersaneyi de koruyan bir göreve sahiptir. Akdeniz’de Ortaçağ savunma yapılarından biridir. Kenti deniz saldırılarından korumak için 1226 yılında Suriyeli mimar Ebu Ali Reha el Kettani tarafından Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubat’ın emriyle yaptırılmıştır.

Kızılkule adı

İnşa edildiği zamanda, Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin adı ile anılan kule, sonra yapımında kullanılan tuğlalar yüzünden, Kızılkule adıyla anılmaya başlanmıştır. Kızılkule adını, 1671 yılında ki ziyaretinden sonra ünlü Osmanlı gezgini Evliya Çelebi vermiştir. Ayrıca Evliya Çelebi, Kızılkule‘nin bir kuşatma esnasında 2000 kişiyi alabileceğinden ve 40 askerle de korunabileceğinden bahsetmiştir.

Kızılkule’nin ölçüleri ve Mimari detayları

Dıştan oldukça yalın bir görünüme sahip olan kule bir askeri mimari örneğidir. Sekiz köşeli bir plan üzerine inşa edilmiştir. Kulenin çapı zeminde 29 metre; yüksekliği 33 m’ye ulaşmaktadır. Kızılkule sadece limanın girişini korumakla kalmamış, aynı zamanda kale ve tersaneyi de korumuştur. Kızılkule’nin cephelerinde 56 pencere bulunmaktadır. Ayrıca, düşmana zift ve sıcak su dökmek için yapılmış 22 tane pencere mevcuttur.

Dışarıdan basit görünmesine rağmen, kulenin iç planı oldukça karmaşıktır. Asma kat olarak nitelendirilen ikinci kat dahil, 6 kattan oluşmaktadır. Katların her biri farklı bir düzene sahiptir. Askeri amaçlar nedeniyle, katlar arasındaki dar merdivenlerden geçilerek ulaşılır. 

Asma katın ulaştığı yere kadar, duvarlar çakıl taşıyla örülmüş, üzeri dikdörtgen bloklarla kaplanmıştır. Blok aralarında sert kireç harcı kullanılmıştır. Üst kısım ve tonozlar, kırmızımsı pişmiş tuğla ile inşa edilmiştir. Binanın merkezindeki sekizgen iskelenin içinde bir sarnıç bulunmaktadır. Bu aynı zamanda yapının ağırlığını taşımak için yardımcı olur.

Kuzey cephesindeki yazıtta Mimar’ın adı geçerken, güneydeki sultan Alaeddin Keykubat’ı yüceltmektedir. “Halkın hükümdarı, dünyanın en büyük padişahları, adaletin savunucusu, karanın ve denizin sultanı ve Müslümanların yardımcısı” diyor. Kule 1951-53 yılları arasında restore edildi. Kule, restore edildikten sonra etnografya müzesi olarak kullanılmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here