Datça nerede?

Datça ilçesi Muğla ilinin güney-batısında olup, kuzeyinde Gökova Körfezi, güneyinde Hisarönü Körfezi, doğusunda Marmaris, batısında Ege ve Akdeniz vardır.  Datça (eski adı Dadya) ya da Reşadiye Yarımadası Ege ve Akdeniz’e doğru 70 km’lik uzantısı olan bir coğrafi yapıya sahiptir. Ana karadan denize doğru uzanıp giden yarımada aynı zamanda Ege Denizi ile Akdeniz’i ayırmaktadır.

Datça’ya Nasıl Gidilir?

Datça yarımadasına gitmek için önce Marmaris’e ulaşmak gerekmektedir. Marmaris’ten Datça yaklaşık 71 km (1 saat 20 dk.) Yollar asfalt, ulaşım çok rahat fakat dağlar arasından geçen dar yollardan ve rampalardan dolayı trafik biraz yavaş ilerliyor. Marmaris otogarından Datça’ya otobüs kalkıyor ve yaklaşık bir buçuk saat sürüyor.

Datça marina

Datça’ya en yakın havalimanları, Muğla Milas-Bodrum ve Dalaman havalimanlarıdır. İstanbul havaalanı ve Sabiha gökçenden 1,30 saat süren direk uçuşlarla bodrum havalimanına ulaşım yapılabilmektedir. Havalimanından bodruma ulaşım 45 dk. sürüyor. Bodrumdan Datça’ya 2 saat süren feribot yolculuğuyla geçmek mümkün. Milas havaalanından Datça’ya 97 km yol ve yaklaşık 2 saat yol sürmektedir.

Coğrafya

Yarımada dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. En yüksek dağı Kocadağ silsilesi üzerindeki Bozdağ (1162 m)‟dır. Diğer dağlar Emecik dağı (747 m), Tuludağ (743 m), Karadağ (738 m)‟dır. Küçük çaplı belli başlı ovaları Kızlan, Karaköy, Mesudiye ve Palamutbükü‟dür. Yarımadanın 235 km‟lik sahil bandı dantel gibi büyüklü küçüklü 52 koyla bezenmiştir. Marmaris ile Datça‟nın sınırını teşkil eden Balıkaşıran mevkiinde kara genişliği 800 m‟ye kadar iner. Bu oran yarımadanın en geniş yerinde 17 km‟dir. 

Datça’nın ana sokakları

İklim

Datça ilçesi Akdeniz ikliminin etkisi altında kalmaktadır. Yazlar sıcak ve kurak kışları ılık ve yağmurludur. Yazın esen kuzey rüzgârlar ve denizden gelen meltemler sayesinde Datça‟ya serin bir hava kazandırır. İklim üzerinde deniz ve yükseltinin yanı sıra yer şekillerinin uzanış durumu büyük rol oynar. 800 m yüksekliğine kadar olan alanlarda Akdeniz iklimi ve daha yüksek alanlarda Akdeniz dağ iklimi hissedilir. Akdeniz iklimi ve enlem etkisine bağlı olarak yazları yüksek olan sıcaklık değerleri kış aylarında ise Datça’da ılık Muğla merkezde ise soğuk geçer.

Ekonomi

Datça yarımadasının bir tarafı Akdeniz, diğer tarafı Ege denizidir, yarımadanın uç kısmı Ege ve Akdeniz‟in sularıyla birleşir. Yarımada da tipik bir Akdeniz iklimi görülür. Datça topoğrafik yapı olarak dağlık, engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Bu yüzden tarımsal faaliyetleri kısıtlamaktadır. 1980‟li yıllara kadar Datça ekonomisi tamamen tarıma bağlı iken ulaşım imkanlarının artması sonucu ilçenin ekonomisi değişerek gelişmiş, tarımın yanında turizm de geçim kaynakları arasına girmesi tarımsal üretimi kısmen de olsa olumsuz yönden etkilemiştir.

Tarım

Datça da geleneksel tarım uygulamaları yaygındır. Son yıllarda Orman Genel Müdürlüklerinin orman vasfını kaybetmiş arazilerin 49 yıllığına kiralanmasıyla modern badem bahçeleri kurulmuştur. Üretilen ürünlerin büyük bir kısmı iç pazarda, yakın il ve ilçelerde satılmaktadır. Özellikle badem çağlalarının en erken Datça da olgunlaşması İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük Şehirlerde tüketime sunulmasıyla ekonomik anlamda büyük bir getiri sağlamaktadır.

Bademin her çeşiti

Yarımadanın tümü tarihten günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini temsil eden arkeolojik, kentsel, doğal, tarihi açılardan korunan önemli sit alanları olarak tanımlanmaktadır. 

Datça’da deniz ürünleri ve balıkçılık

Bölgede yaklaşık 200 balıkçı teknesi bulunmaktadır. Yoğun olarak paragat, sade ve fanyalı uzatma ağlarıyla avlanma yapılmaktadır. Uzatma ağı ve paragat balıkçılığında yakalanan balık ve omurgasızlar Ege ve Akdeniz’in yerleşik tipik balıklarıdır. Kısa balıkçılık sezonu, düşük balıkçılık kapasitesi ve az sayıdaki balıkçı nedeniyle balıkçılıktan elde edilen gelir düşüktür. Bölgede yaygın olan balıklar: Barbun, iskarmoz, sarıkuyruk, mercan, sinarit,tekir, palamut, kılıç, lahoz

Yöre halkı ot tüketmeyi seviyor 

Yöre halkı geleneksel olarak çok ot tüketmektedir. Çeşitli mezelerin, yemeklerin ve böreklerin yapıldığı restoranlarda bunları deneyin. Yörede gıda amaçlı en çok tüketilen ilk beş ot: Semizotu, turp otu, ebegümeci, hindiba ve arapsaçıdır. 

Datça bademi Türkiye’de ün yapmıştır 

Ege bölgesi iklim bakımında badem yetiştiriciliğine uygun bir bölge olmasıyla çok önemlidir. Bölge içerisinde Datça ilçesinin önemli bir yeri vardır. Türkiye’de, Badem‟de en erken hasat Datça da yapılmaktadır. Datça yöresinde badem kültürü çok eski zamanlardan buyana tohumla çoğaltılarak yapılmaktadır. 

Badem önemli bir gelir kaynağı

Türkiye’nin en güzel ve lezzetli bademi Datça’da yetişir. Nurlu, Ak, Kababağ, Dedebağ, Sıra ve Diş olmak üzere bir çok çeşidi mevcuttur. En kalitelisi nurlu, en kolay yeneni ise kabuğu ince, dişle kırılabilecek kadar yumuşak olan dişli bademdir. Gezgin satıcıların tepsiler içinde buza yatırarak sattıkları iç badem Mayıs-Haziran aylarında içi olgunlaşmış bademin kabuğundan çıkarılmasıyla elde edilir. Temmuz – Ağustos aylarında ağacında dış kabukları açıldıktan sonra toplanan, güneşte kurutulup kabuklarıyla ya da kırılarak içi satılana da badem ya da kuru badem denir.

Ballı badem ve bademli incir Datça’da çok meşhur. Datçalılar kuru incirin içine bir ya da iki adet badem koyup fırınlıyor, adına bademli incir diyorlar ya da balla karıştırarak kavanozlarda ballı badem diye de sürüyorlar pazara. 

Datça Hurması, yöreye özgü bir bitkidir

1982 yılında İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Melih Boydak tarafından Türkiye’de varlığı tespit edilen Datça hurması, Datça, Finike ve Girit bölgelerinde yetişmektedir.  Datça hurması, dördüncü buzul çağından kalan endemik bir bitkidir. Buzul çağında, güneydeki sıcak iklime inen Datça hurması ve sığla gibi bitkiler derin dere ve kıyı vadileri gibi korunaklı kısımlarda günümüze kadar ulaşabilen türler arasındadır. Datça hurmasının Türkiye’deki en geniş yayılımı Datça Yarımadasında, nem ve su seviyesi yüksek olan Hurmalıbük ve Eksere vadilerinde yetişmektedir.

Ana vatanı Avrupa olan iki palmiye çeşidinden biridir. Datçalılar her ekim ve kasımda hurmaları toplarlar, açık turuncu renge sahiptir.  olan bu meyve olmamış hurmaya benzeyip çok buruk bir lezzete sahiptirler. Ağacın görüntüsü normal hurmaya göre daha kısa yapraklı ve daha yabani görüntüye sahiptir. 

Datça yarımadası flora ve fauna bakımından zengindir  

Datça Bozburun Yarımadası büyük bir bitki ve hayvan çeşitliliğine sahiptir. Florasında bulunan 861 türün 25’i endemiktir. Yükseklik farkı ve engebeli coğrafyanın yanı sıra alandaki jeolojik yapı ile iklimsel özellikler nedeniyle Türkiye’de en az bozulmuş alçak arazisine sahip olup, Akdeniz bitki örtüsüne ev sahipliği yapmaktadır.

Datça Yarımadasında kızılçam ormanlarını farklı seviyelerde görmek mümkündür. Maki, frigana (garig), kızılçam ormanları, servi ormanları, sığla orman toplulukları, Datça hurması toplulukları ve kumul bitkilere de sık rastlanır. Datçada’ki bakir kıyı ve kumullar deniz canlıları için, sarp kayalıklar ise yaban hayatı açısından çok önemlidir. 

Önemli fauna elemanlarından karaboğazlı ötleğen, boz kiraz kuşu, ada doğanı, tepeli karabatak, tavşancıl ve ada martısı gibi kuş türleri bölgede üremektedir. Akdeniz foku (Monachus monachus), dağ keçisi (Capra aegagrus), su samuru (Lutra lutra) alandaki en önemli memeli türlerindendir ve bölgedeki bakir alanlarda yaşamaktadırlar.

Yarımadada son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda 13 farklı memeli türü tespit edilmiştir. Bu türlerden; karakulak, yaban kedisi ve oklu kirpi, bozayı ilk defa kayıtlara geçmesi açısından önemlidir. Yabandomuzu, yaban keçisi, kaya sansarı, kızıl tilki, yaban tavşanı ve porsuk genel yayılım gösteren diğer hayvanlardır. 

Yapmadan dönme 

  •  Kumluk Plajı’na gidin; Gümüşlük’ü andıran, sıra sıra restoranların dizildiği sahilde Maradona’nın Yeri’ne oturun. Mezeler şahane, ambiyans efsane.
  • Keçi sütünden yapılan dondurmadan yiyin, gerçek meyve aramasından yapılıyor. 
  • Tekne kiralayıp mavi bayraklı koyları dolaşın ya da bir tekneye atlayın 2.5 saat süren Yunan adası Simi’ye geçin. 
  • Knidos Antik kentini ziyaret edin.
  • Yöresel ot yemeklerini, mezelerini ve böreklerini tadın. 
  • Datça merkezden veya Eski Datça’dan bal ve badem alın.
  • Kızılbük, Ovabükü, Palamutbükü gibi eşsiz sahillere uğrayın.
  • Datça’nın geleneksel içeceği badem kahvesini tadın. Adı kahve olsa da daha çok içinde badem kırıntıları olan badem sütü içeceksiniz.
  • Eski Datça’nın dar, taş sokaklarında gezin. Burada Şair Can Yücel‘in evinin olduğu sokağı ziyaret edin ve evinin kapısını görün. (Ev müze değildir. Şuanda evde eşi yaşamaktadır. Rahatsız etmeden ziyaret edin.) 
  • Badem aromalı Datça gazozunu deneyin. 

Datça’nın sembolü Akdeniz foku “Badem”

Datça’nın sembolü Badem

Aydın’ın Didim İlçesi açıklarında henüz 1.5 aylık yavruyken bulunup Marmaris’in Karacasöğüt köyündeki bir koyda yaptırılan havuzda rehabilite edilmesi için üç yıl tutulmuş. Foça Fok Rehabilitasyon Merkezinde tedavisi yapıldıktan sonra salıverildiği Ege sahillerini mesken tutan 5 yaşındaki dişi Akdeniz foku Badem’in heykeli Datça limanında yer almaktadır. Heykel, Datça Belediyesi tarafından heykeltıraş Elbruz Denge’ye yaptırılmıştır.  Sevimli Akdeniz foku Badem’i bir kayanın üzerinde yatar vaziyette gösteren mermer heykel, ziyaretçi akınına uğruyor. Badem yılda 3-4 defa mutlaka Datça’ya uğruyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here