Can Yücel kimdir?

1926 yılında İstanbul’da doğdu. Köy enstitülerinin fikir babası ve Cumhuriyet’in ilk Milli Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in oğludur. Orta öğrenimini Ankara Erkek Lisesi’nde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi ile İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde tamamladı. Askerliğini Kore’de yaptıktan sonra 1958 yılında yurda döndü.

Uzun süre Paris’te ve İngiltere’de kalan Yücel, BBC Radyosu Türkçe Yayınları Bölümü’nde spiker olarak da çalıştı. 1962 yılında, İngiltere’deyken, 1709 yılında Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabını bulması geniş yankı uyandırdı.

Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberliği yaptı. Sonra İstanbul’a yerleşti. Şiirler yazdı, çeviriler yaptı. 12 Mart 1971 askeri muhtırası döneminde Che Guevara ve Mao’dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkum edildi, 1974 yılında çıkan genel aftan yararlanarak serbest kaldı. 12 Eylül sonrasında “Rengahenk” adlı kitabı müstehcen olduğu iddiasıyla toplatıldı.

Can Yücel’in evinin Kapısı

Meslek olarak kendine şairliği seçtiğini söyleyen Yücel, yazın yaşamına üniversitede öğrenciyken yayımladığı şiirleriyle girdi. Şiir, yazı ve çevirileri 1945 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Şiirlerinde, tarihsel olaylarla günlük olayları iç içe işleyen şair, günceli, taşlama yüklü bir ifadeyle, politik eleştiri düzeyinde ele almış, toplumsal olanı yansıtmada gülmece, şiirinin en önde gelen öğesi olmuştur.

Şiirlerinin yanı sıra Lorca, Shakespeare, Brecht gibi önemli yazarların oyunlarından çeviriler de yapan şairin Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına bağlı kalmayan, eserleri topluma aktarmak amacıyla yaptığı çevirilerdir.

Can Yücel ne zaman hayatını kaybetti?

Yaşamının son yıllarında Eski Datça’ya yerleşen Can Yücel 12 Ağustos 1999 tarihinde yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak  İzmir’de yaşama 73 yaşında yaşama veda etti ve vasiyetine uyularak Datça’da toprağa verildi.

Can Yücel’in Datça’daki mezarı başında her yıl datça belediyesi ve ailesi trafından adına anma törenleri, edebiyat ve kültür-sanat şenlikleri düzenleniyor.

Can Yücel, bir çok kişi tarafından yaşam tarzı ve görüşleri yüzünden çok eleştirilmiştir. Sevenleri de çoktu, nefretten mezar taşını parçalayanlar da oldu. Şarap içiliyor diye ölüm yıl dönümlerini yaptırmayan, mezarı yakınında bulunan “Can Evi” isimli alanı yıkan belediye başkanı bile oldu. O hep bir insan aşığı oldu. Şiirleriyle herkesin yüreğine dokundu. Türk edebiyatı için önemli bir insandır. 

Bu da benim, Can Yücel’in sevdiğim şiirlerinden bir parça; 

Üşüyor mu deniz  

üstüne boşandıkça yağmur?  

Ondan mı dersin 

tüyleri böyle ürperiyor?  

Ben de gidersem bi gün 

bu biçim bi sağnakta  

Alı al moru mor bir sandal gibi acaba  

Yıllar sonra yılmayıp yine  

Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?    

Can Yücel’in evi “Can Evi” nerede? 

Can Yücel’in evi eski Datça’dadır. Can Yücel, 1990 buradan bir ev satın alıyor. Bu zamana kadar İstanbul Kuzguncuk’ta yaşamıştır. Ömrünün son dönemlerini eski Datça’da bu satın aldığı evde; eski Datça’nın sessiz, sakin ve huzur dolu ortamında geçirmiştir. Evde Can Yücel’in kızı yaşıyor.

Eski Datça sokakları

Evi bulmanız için herhangi bir levha yok. Müze haline getirilen fakat ziyarete kapalı olan bu evin giriş kapısı şaire ait şiirler ve fotoğraflar ile donatılmıştır. Ziyaretçiler burada fotoğraf çektiriyor. Evin kapısında içeriyi görmekte ısrarlı ziyaretçiler için ‘Lütfen rahatsız etmeyiniz’ yazısı var. Evin içini görmek isteyen bir çok ziyaretçi kapıdan döndükleri için hayal kırıklığına uğruyor.

Eski Datça

Datça’ya gidip de eski Datça’yı görmemek olmaz. Eski Datça’yı görünce Can Yücel’in  Datça’yı boşuna sevmediğini anlayacaksınız. Can Yücel’in evinin bulunduğu ve Can Yücel’le Özdeşleşen Eski Datça çok fazla ziyaretçi alıyor. Can yücel ile aynı sokaklarda yürümüş olup, onun çay içtiği kahvede zaman geçirmek isteyenler eski Datça’yı merak edip buraya geliyorlar.

Eski Datça’nın taş döşeli Sokakları çok doğal sessiz ve sakin. Yöreye özgü el işleri ve bademin her türlüsünü buradaki dükkanlarda bulmak mümkün.  Datça köy ürünleri satış mağazasından  alışveriş yapabilirsiniz. Bahçe duvarlarından sarkan begonviller arasında fotoğraf çekinebilirsiniz.

Eski Datça’da Orhan’ın kahvehanesi ve “Can Baba” köşesi

Can Yücel’in yaşadığı evi göremeseniz de, Eski Datça’daki çay içtiği Orhan’ın meşhur kahvehanesini görebilirsiniz. Can Yücel, zamanının büyük bir bölümünü burada geçirmiş. Buraya gelen herkesin buluşma noktası bu kahvehanedir. Bu kahvehane Can Yücel’in manevi oğlu muhtar Orhan’a aittir.

Orhan’ın Kahvehanesi

Orhan Karadağlı şimdi 79 yaşında. Can Yücel ile geçen anılarını hiç unutmadığını söylüyor. Yaz aylarında her akşam benim kahveye gelirdi. Evinin bulunduğu sokağın ismini Can Yücel Sokağı olarak değiştirdiğimizde çok gururlanmıştı diye bahsediyor, Orhan Bey. 

Can Baba’nın yarım kalan şarabı

Kahvehanede “Can Baba” köşesi var. Burada şairin resimleri, portresi, şiirleri ve yazıları yer alıyor. Ayrıca burada cam bir kafesin içinde Can Yücel’in yarım bıraktığı şarap şişesi ve bardağı yer almaktadır.

Yapmadan dönme

  • Orhan’ın yerinde bademli kahve iç
  • Orhan’ın yerinde Datça gazozu iç
  • Orhan’ın yerinde Can Baba köşesini gör
  • Orhan’ın yerinde yarım kalmış şarap şişesini ve bardağını gör
  • Datça köy ürünleri mağazasında yöresel ürünler ve bademden yapılmış ürünleri gör
  • Can Yücel Sokağını ve evini bul
  • Taş döşeli, begonvilli sokakları gez

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here