Önce “Köprü kanyon milli parkında” bulunan yürüyüş rotalarından biri olan Deli sarnıç- Adamkayalar etabını ve daha sonra, aynı bölgede yer alan Ballıbucak mevkini yürüyüdük. Son olarak, Tazı Kanyonunun muhteşem manzarasında yürüyüşümüzü bitirdik. 8 km’lik yürüyüşümüz sabah saat 9’da başladı ve saat 15.00 civarında son buldu. 

Köprülü kanyon bölgesi o kadar ilgi çekici ki; özellikle kampçılara, doğa yürüyüşçülerine, doğa bilimcilerine, fotoğrafçıları kendini aşık edeceğinden hiç kuşkum yok.

Yürüyüşümüze Delisarnıç köyünde başlıyoruz. Buradaki kaya oluşumları (Adamkayalar) bölgenin meşhur olmasını sağlamış. Buraya kim gelirse gelsin, etkilenmemesi imkansız. Kayalar arasında, taşa oyulmuş patikalarda Adamkayalar diye tasvir edilen kaya oluşumları arasında harika bir rotayı yürüdük.

Bu yürüdüğümüz etabın diğer adı da “St. Paul yolu”. St. Pavlos Hristiyanlığı yaymak için geldiği Anadolu’da bu yolu kullanarak yalvaç geçmiştir. Buradaki bölüm St. Paul yolunun küçük bir kısmı. Gerçekte, St. Paul yolu etabı 500 km uzunlukta.

Bu köye “Delisarnıç” denmesi buradaki kaya oluşumlarından kaynaklanıyor. Dik, konglemera kayalarının bir kısmı yarım daire oluşturuyor, burada yaşayan insanlar bir kısmı doğal olan bu yarım daire kayaçların diğer kısmını da kendileri tamamlayıp bir kuyu şekline getirmişler ve sularını buralarda saklamışlar.

Yürüyüşümüz o kadar zevkli ve görseli bol geçti ki anlatamam. Dev kestane ağaçları gölgesinde, bu ilginç kayaçlar arasında kekik kokulu ve bol yeşilli bir rotayı yürüdük. Yemyeşil yosun kaplı kayaların görüntüsünden dolayı tam bir film stüdyosunu andırıyordu. Hayal kurmaya gerek duymadan, hayal gibi bir alan olarak tanımlayabilirim burasını. İyi ki gelmişiz! 

Ballıbucak köyü civarındaki etapta yürüdüğümüz yeşillik ve suluk alan

Buradaki yürüyüşümüzden sonra ballıbucak köyüne geçiyoruz. Bu kez çam ağaçları arasında, küçük dereler etrafında yürüyoruz. Yürüyüş rotamızda bizi bekleyen bir sürpriz var: Doğanın içinde küçük bir şelale ve onun oluşturduğu gölet. Şelale, haritalarda bulamayacağız ve rehbersiz gidemeyeceğiz bir yer.

Kızgın kumlardan serin sulara tabiri bu olsa gerek

Yürümekten yorulmuş ayaklarımızı buz gibi suya sokarak mükafatlandırıyoruz. Sıcaktan ve yürümekten bunalmış bedenimizi suya atıp çocuklar gibi eğlendik. Ayakkabılarımız ve eşyalarımız dışarıda bize kıskanırcasına bakarken bu doğal güzelliğin tadını çıkarıyoruz.

Yürümeye serinlemek için ara verdik

Ballıbuçak mevkindeki yürüyüşümüzden sonra “Tazı Kanyonu”na doğru yola çıkıyoruz. Buradan Tazı Kanyonuna 8 km; yalnız biz yürümek yerine, araçlarla tazı kanyonuna doğru yola çıkıyoruz. Tazı kanyonuna geldiğimizde araçları kanyonun üst girişine park edip kanyonun seyir terasına kadar olan 2 km yolu yürüdük.

Tazı Kanyonu, günümüzün sonunda muhteşem manzarası ve esintisiyle bütün yorgunluğumuzu aldı. Dünyanın en güzel vadileri arasında yer alan bu doğa harikasını fotoğraflayıp selfiler çekindik. Mutlaka görülmesi gereken bir yer. Tazı Kanyonu’nu anlatan detaylı bir yazı yazdım. Daha fazla bilgi edinmek için bu yazıma göz atın. Ayrıca Köprüçay da bu bölgede yer almaktadır ve çok önemlidir.

Bugun doğa severler için bir cennet olan Köprü kanyon tabiat parkı güzel bir gün geçirdik.Bu güzel parkurlarda yürümenin zevki bambaşkaydı. Bu bölgedeki doğa yürüyüşülerimiz devam edecek. Yürüdüğümüz parkurlar ve çevresi hakkında sizi yine bilgilendiriyor olacağım.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here