Likya yolunun bir kısmını yürüdük

Bu yazımda size, rehber arkadaşlarımla yürüdüğüm ‘Likya Yolu‘nun bir kesiti olan Apollonia- Aperlai- Üçağız (Teimiusa) rotasını anlatacağım. Likya’nın tarihi şehirleri arasında, bir güne sığdırdığımız harika bir ‘Likya Yolu yürüyüşü’ yaptık. Likya‘nın dağ ve deniz manzaraları eşliğinde, dağların kekik kokusuyla denizin tuz kokusunun birine karıştığı bir yürüyüş dolu bir gün oldu bizim için.

Likya yürüyüşünü birlikte yaptığımız rehber arkadaşlarım, Apollonia antik şehri

Yürüyüşümüz, Kaş’ın Sahil kılıçlı köyünde başladı. İlk olarak Apollonia Antik Şehri’ne daha sonra Aperlai; son olarak da Aperlai’den Üçağız’a (Teimiusa) geçerek turumuzu sonlandırdık. Zorluk derecesi 2 olan yürüyüşümüz yaklaşık 15 km ve 7 saat sürdü.

Sahil Kılıçlı Köyünden başlıyoruz

Turumuz, Kılıçlı köyünde sabah 9.00 gibi başladı. Buraya Antalya’dan geldiğimiz için (yolda oyalandık) turumuz beklediğimizden geç başladı. Kılıçlı köyüne araçlarımızı park ettik. Yürüyüş bitiminde, bizi araçlarımıza Üçağız’da tekne turu yaptığımız kaptan tur sonunda araçlarımıza geri getirdi.

Aslında, yürüyüş turlarında bir aracın sizi başladığınız noktaya bırakıp, bitişe gidip beklemesi en uygun yöntemdir. Eğer kendi aracınızla giderseniz, gideceğiniz yerdeki insanlardan yardım isteyin; aracınıza ulaşma konusunda size yardımcı olabilirler. Özellikle Likya yerlileri (ben de anne tarafından Likyalı’yım) son derece yardımseverler; size yardımcı olacaklardır.

Güneş ve ışık Tanrısının şehri ‘Apollonia’

Tarihi ve coğrafyası bambaşka olan harika bir rotada geçen yürüyüşümüz, Kılıçlı Köyü civarında bir tepede kurulmuş olan Apollonia Likya antik şehriyle başladı. Köyden çıkar çıkmaz 400 metre yükseklikte yer alan Apollonia görünüyor.

Likya Yolu yürüyüşümüzün başlangıcı Sahil Kılıçlı Köyü

Kente yaklaştıkça lahitler kendini göstermeye başlıyor. Şehre, dik bir yamacı çıkarak ulaşıyoruz. Kent uzaktan küçük gibi görünüyordu fakat yaklaştığımızda kentin ne kadar büyük olduğu anlıyoruz. Aynı zamandan kentin nekropolündeki mezarların çokluğu da kentin büyüklüğüne işaret.

Şehir, ismini ışık ülkesi Likya’nın tanrısı Apollon’dan almış. Apollonia, sessiz, dingin coğrafyası  ve içine çeken havası ile çok büyüleyici. Şehrin, kayaya oyulmuş devasa su sarnıçları ilgi çekici. Yamaca serpilmiş Likya mezarları arkasında uzanıp giden ovayla birlikte harika bir görüntü sunuyor.

Likya yolu yürüyüşü üzerinde Apollonia antik şehri nekropolü

Şehrin nekropolünde birkaç çeşit Likya mezarlarıyla karşılatık: Semerdam kapaklı, sade işçilikli Likya’nın kayalarına oyma lahitlerden oluşuyor. Kapağında güneş sembolü olan ve bir birine dönük aslan olan lahitse buradaki en ilgi çekici olanı. Bazı lahitlerin kapakları yok bazıları kırılmış ve yamaca dağılmış. Nekropolde kaya tipi mezarlara ve özellikle de Xanhtos’da daha sık görülen dikme mezarlara da rastlıyoruz. Apolloniada Her çeşit Likya mezarını görmüş olduk.

Lahitlerle dolu yamaçtan daha da yukarı çıkıp akropole en yükseğe (yaklaşık 400, günümüzün en yüksek noktası) ulaşıyoruz. Burada harika bir manzarayla karşılaşıyoruz. Bu manzaradan bu şehrin bir boğazı kontrol ettiğini anlıyoruz. Burada biraz fotoğraf çekip dinlendikten sonra tekrar geldiğimiz ovaya geri dönüyoruz.

Şehrin günümüze kadar sağlam gelmiş lahitleri

Apollonia, Likya’da oy hakkına sahip olacak kadar büyük bir kent değildir. Ancak kendi oluşturduğu 4 şehir birliğinin oy hakkı vardır. Apollonia, Aperlai, Simena ve İsinda kentlerinin oluşturdu yerel birlik toplamda 2 oy hakkında sahip olmuşlardır. Likya’da küçük şehirlerin oluşturduğu bu tarz birliklere ‘sympoliteia’ deniliyor. Kentin hamamı, tiyatrosu, surları ve kulesi var. Roma ve Bizans özellikleri arasında ezilmemiş tam bir Likya şehri diyebiliriz Apollonia için.

Düz bir yoldan Aperlai Antik Likya Şehri‘ne doğru giden yoldan devam ediyoruz. Bir keçi yolundan alçalarak denize doğru giden yolumuz yaklaşık 4 saat sürüyor. Arada molalar verip yanımızdan getirdiğimiz atıştırmalıkları yerken, birbirimize hikayeler anlatıp Likya tarihini tartışıyoruz. Grubumuz bir rehber grubu olduğu için bölge tarihi hakkında bilgileri paylaşmak çok keyifli oldu.

Apollonia’dan sonra yaklaşık 4 saat sonra Aperlai Antik Kentine ulaşıyoruz. Yürümesi keyifli gölgelik olan ve bodur çalılıklar ve maki bitki örtüsü arasında ilerliyoruz. Yol küçük taşlarla dolu kafamıza kaldırıp etrafa bakmamıza izin vermiyor. Aperlai’ye kadar olan kısım, düşme ya da ayağınızın burkulma riski olan bir patika.

Mor renk üreticisi Aperlai

Aperlaiye varmadan hemen önce şehrin Bizans döneminden kalma kilise duvarını görüyoruz. Biraz daha ilerledikten sonra, bizi Lahit mezarlar karşılıyor ve hemen ardında şehrin kurulduğu şirin koy gözüküyor.

Likya yolu yürüyüşünde Aperlai’de gördüğümüz sur duvarı kalıntısı

O kadar yolu bu güzelliği görmek için yürüdüğümüze değdiğini düşünüyorum. Denizin içine kadar girmiş lahit kapaklarını görüyoruz. Koyun kenarındaki terk edilmiş taş ev buraya romantik bir hava katmış.

Likya yolu yürüyüşünde Aperlai antik şehrine inen yol

Aperlai, Apollonia ile aynı bölgesel birliğin içinde yer alan bir Likya şehridir. Şehir, deniz salyangozlarından mor renk üretip ticaretini yapmaya başlayınca zenginleşmiş. Zenginleşen Şehre Apollonia’dan bir çok göç gelmiş ve Aperlai bölgede önemli bir yere sahip olmuştur.

Aperlai koyundaki tahta iskele denizin sığ olmasından dolayı tekneler yanaşamadığı için yapılmış. İskelenin denizin içinde uzanıp gitmesi ayrı bir hava katıyor. Dilerseniz, rotanızda esneklik yapıp buradan önceden ayarladığınız bir tekneye atlayıp, Üçağız’a kadar yürümek yerine tekneyle de gidebilirsiniz. Kalan vakitte Kekova tekne turu yapılabilir. Biz Üçağız’a kadar yürümeyi tercih ediyoruz.

Likya yolu yürüyüşümüzde Aperlai iskelesi

Aperlai’den sonraki rotamız olan Üçağız’a (Teimiusa) doğru yola çıktık. Artık deniz kenarını takip ederek ilerleyeceğiz. Buradan sonrası nispeten daha kolay ve manzaralı bir yürüyüş rotası. Aperlai’den Üçağız’a yaklaşık 3 saatte ulaşıyoruz.

Likya yolu yürüyüşümüzde Aperlai koyu

Son durağımız Üçağız (Teimiusa)

Üçağız bugünkü yürüyüş rotamızın son noktasında yer alıyor. Şimdi bir turizm köyü olan Üçağız buradaki Teimiusa adlı antik şehir üzerine kurulmuştur. Teimiusa bugünkü adıyla Üçağız, yaz sezonunda çok yoğunken sezon bitince sakin bir kasaba halini alır.

Likya yolu yürüyüşümüzde Üçağız (Teimiusa)

Her yerini yürüyerek kolayca gezebilirsiniz. El işleri, Kekoka sembolü takılar satılan tezgahlara göz atabilirsiniz. Üçağız, Kekova çevresinde yapılan tekne turlarının başlangıç yeri. Burada koy koy dolaşıp tekne turu dışında yapacağınız bir şey yok.

Likya yolunun önemli rotalarından olan Üçağız tekne turlarının başlangıç yeri

Teimiusa, Üçağız anlamına gelmektedir. Nereye bakarsanız bir lahit bir sütün parçası görüyorsunuz. Eşi benzeri olmayan Harika bir deniz nekropolü. Hiç deniz manzarası olan mezarlık mı olur demeyin! Manzara açısından bu şehrin ölüleri de, yaşayanları da şanslı. Bugünkü Likya yolu yürüyüş rotamızı tamamlayıp Üçağız’daki Erkin Pansiyona geçiyoruz. Akdeniz’in bu şirin koyunda geceleyeceğiz.

Likya yolu üzerinde Teimiusa (Üçağız) antik şehri

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here