Fas’ta, Essaouira adı verilen liman antik çağlarda mor renk üretiminden dolayı, bir zenginlik kaynağıydı. Mor, tarih boyunca en pahalı renk oldu. Krallıkların ve imparatorluklar dışında kimsenin maddi gücünün yetmediği ve yetse bile kullanmaya layık olamadığı, altından bile çok pahalı bir lükstü.

Mor renk, özellikle Roma krallığı için ayrılmış tek renkti. Aristotales’e göre o zamanlar altının ağırlığından 10 ila 20 kat daha değerli ve pahalıydı.

18.Yüzyıla kadar mor renk pigmentinin elde edilmesi çok zordu. Mor renk tarih boyunca “Murex” olarak adlandırılan dikenli deniz salyangozlarından elde edilen pigmentlerle üretildi.

Doğal bir boya olan mor renk, Purpuraire (Mor) Adalarına yapışan dikenli murex deniz salyangozlarından elde edilen pigmentlerle üretiliyordu.  İngilizcede mor renk anlamına gelen ‘Purple’ bu mor rengin elde edildiği adalardan ismini almıştır.  En büyüğü Mogador Adası olan Essaouira’da bulunan koyda bölgeye özgü bir deniz salyangozundan elde edilen mor rengin üretimi yüzyıllarca diğer tüm renklerden daha zordu.

Mor rengi ilk olarak Suriye ve Lübnan kıyılarında yaşamış olan Fenikelilerin kullanmıştır. Essaouira’ya da yerleşen Fenikeliler mor renk üreterek ticaretini yapmışlardır.

Savvy King Juba II, molüks damarından, murex boyası çıkarma işini zorlaştırmak için MÖ 1. yüzyılda bir kıyı boyası işi kurdu ve yöntemlerini bir sır olarak sakladı. Bir gram mor boya için on binlerce salyangoz gerekiyordu.

Mor renk, kraliyet ünlüleri arasında çılgınca popüler oldu; Kleopatra o kadar çok sevdi ki, kraliyet mavnalarının yelkenlerini Mark Antony ile tanışmak için mora boyadı. Efsaneye göre Juba’nın oğlu Ptolemy, İmparator Caligula tarafından mor bir kaftanı haddi olmayara giymeyi cüret ettiği için öldürüldü.

Mor renk çok dayanıklı olduğu için kumaştan kolay kolay çıkmaz, güneş ışığında kaldıkça parlakşığı arttığı için bir çok kullanılmak istenmiş. Sadece Roma, Bizans Pers imparatorlukları değil İngiltere’de de mor renk bir zamanlar kraliyet ailesi tarafından kullanılmış.

İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth, (1533 – 1603) kraliyet ailesi dışında kimsenin mor renkte giysiler giymesini yasaklamıştı. Elizabeth döneminde yarım kilo mor boya 1,5 kilo altın etmekteydi.

Diğer renklerin aksine bu kadar pahalı olan ve nadir bulunan mor renk hiçbir ülke ya da krallık bayrağında mor renk kullanmaya yeltenmedi. 1856 da İngiliz kimyager William Henry Perkin tesadüfen sentetik mor rengi keşfetti. İngiliz kimyager Londra’daki evinde sıtma ilacı üzerinde çalışırken sentetik mor pigmenti keşfetti. Bunu daha da geliştirerek seri üretime geçti ve kendi fabrikasını kurdu. Bu keşiften sonra Mor renk herkesin kolay ulaşabileceği yaygın bir duruma geldi.

Parlak, solmayan bu boya ticari olarak hiçbir zaman başarılı bir şekilde üretilemedi ve gizli kalmış işleme yöntemlerinin 1453’te Konstantinopolis kuşatmasında kaybedildiği varsayıldı. Fakat Essaouira’da, esrarengiz bir şekilde, Mor rengin gizemleri kuşaktan kuşağa bir murex toplayıcısından diğerine geçirilmeye devam etmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here