Pednelissos tarihte kendinden en çok M.Ö 218 yılında Selgeliler’le arasında geçen savaşla bahsettirmiştir. Şehirde birçok yapı yıkık konumda olmakla beraber günümüze kadar sağlam kalmayı başarabilmiş yapılar da vardır. Bunlar: Sur duvarları, giriş kapısı, kuleler, agora ve su sarnıçları.

Devam eden Antik şehir gezilerimiz doğrultusunda bu sefer de Pednelissos’u ziyaret ediyoruz. Yol üzerinde levhalarda görünen, adına çok rastlanılan bir antik şehir değil Pednelissos. Rastlanılsa bile herkesin kolayca ulaşıp ziyaret edeceği bir noktada değil.

Antalya’dan yaklaşık 75 km uzaklıkta bir dağ yamacına kurulmuş. Buraya ulaşmak için uygun mevsimi denk getirmeniz gerek. Birkaç noktada yollar dere yatağından geçmekte. Eğer alçak bir arabanız varsa geçmek zor olabilir. Ayrıca antik şehrin eteklerine gelince yol aşağılarda daralıyor. Arabayla çıkmak çok zor olabilir. Eğer aracınız cip gibi altı yüksel bir araç olursa şehrin kapılarına kadar çıkma şansınız var.

Safari yapmayı ve doğa yürüyüşlerini sevenler çok güzel gün geçirebilirler. Pednelissos’u, derelerde suların çağladığı, havanın ılık olduğu bir bahar gününde ziyaret etmek uygun olacaktır. Ormanın içinde yer alan yıkıntıları çalılıklar arasında kalmış bir sit alanı olduğu için yılanlara karşı da tedbirli olmanızı ve yalnız gitmemenizi öneririm.

Pednelissos nerede?

Pednelissos, Antalya’nın kuzeydoğusunda, Antalya’ya yaklaşık 75 km uzaklıkta Gebiz köyünün kozan mahallesinde Bodrumkaya denen bir mevkide, bir dağ yamacında yaklaşık 700 m. Yükseklikte yer almaktadır. Şehirde tam olarak kapsamlı bir kazı yapılmış değildir. Kent hakkındaki bilgiyi kısmen yapılan yüzey araştırmalarından ve antik kaynaklardan alıyoruz.

Antik Şehrin Tarihi

Şehir Helenistik dönemde kurulmuştur. Şehrin sur duvarları ve kulelerinin Helenistik mimari özellikleri taşımaktadır.  Roma döneminde de onarılıp kullanılmıştır. Şehir konumundan dolayı Pamphylia’ya yakın olsa da Pisidia sınırları içerisindedir. Farklı antik yazarlar tarafından şehrin bazen Pamphylia’ya bazen de Pisidia’ya ait olduğu belirtilmiştir.

Şehir tarihte kendinden en çok M.Ö 218 yılında Selgeliler’le arasında geçen savaşla bahsettirmiştir. Selge’nin saldırısı Seleukos komutanı Garsyeris’in sayesinde geri püskürtülmüştür. Şehir Roma ve Bizans döneminde de yerleşim görmüştür. Bizans dönemine ait bazilika yapılarına rastlanılmaktadır.

Pednelissos yukarı ve aşağı şehir olarak ikiye ayrılmıştır. İki şehir arasında birbirini kesen caddeler ve merdivenler yer almaktadır.

Şehirde birçok yapı yıkık konumda olmakla beraber günümüze kadar sağlam kalmayı başarabilmiş yapılar da vardır. Bunlar: Sur duvarları, giriş kapısı, kuleler, agora ve su sarnıçları. Lahitlere de rastlanmaktadır.

Agora yukarı şehrin merkezinde yer almaktadır. Agora’nın kuzeyinde yer alan dev sarnıç hala faal ve içi dolu. Yüzey araştırmaları sırasında bulunan seramiklerden şehrin konumundan dolayı Akdeniz ticaretinden uzak alabileceği akla gelse de kentte bulunan Helenistik döneme tarihlenen ithal keramiklerden Pednelissos’un doğu Sigilata ve Suriye’nin yanı sıra Sagalasos ve Perge gibi yakın çevre şehirlerle de ticari ilişkilerde bulunduğu anlaşılmıştır.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here