Yorkshire bölgesindeki en büyük sahil kasabası olan Whitby, Esk Nehri’nin Kuzey Denizi ile birleştiği bir noktada yer alıyor. Esk Nehri, Whitby’i doğu ve batı olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Her iki yakası da hem kıyıdan yukarıya bakıldığında, hem de şehrin en yüksek yerinden aşağı bakıldığında harika bir manzara sunar.

Bram Stoker’ın 1897’de yayınlanan Dracula adlı romanında Whitby’nin güzelliğinden bahsetmiş ve okurlarının aklına kazımış. Ayrıca, Whitby Manastırı, Bram Stoker’in Kont Dracula’sının İngiltere’ye ilk geldiğinde indiği yer olarak da bilindiği için çok merak uyandırmıştır. Bu kitabı okuyup buraya gelenler bir yüzyıldan fazla bir süre içinde şehir manzarasının çok az değişmiş olduğunu fark ettiklerinde çok şaşırıyorlar.

Whitby, günümüzde, sokaklarında ‘iğne atsan yere düşmeyecek’ denecek kadar yoğun. Kentin iki yakası da mükemmel manzaralar sunarken özellikle doğu yakasında bulunan tarihi Whitby Manastırı, şehrin görülmeye değer en önemli parçasıdır. Whitby Manastırı dışında, St Mary Kilisesi ve eski kent, Kasabanın doğu yakasında yer alan diğer önemli yerlerdir.

Doğu Tepesindeki Manastır alanına ziyaretçileri karayoluyla da erişilebilmektedir; ancak çoğu ziyaretçi tarihi şehirdeki geleneksel rotayı takip etmeyi tercih ediyor.

Bu rota, geleneksel İngiliz dükkanlarıyla donatılmış, taş döşeli, arnavut kaldırımlı, meşhur Kilise sokağının (Church street) içinden geçip 199 adet merdivenden çıkarak, doğu yakasını en yüksek yerinde yer alan St Mary Kilisesi ve Manastır alanına ulaşıyorlar. 

Whitby, Turner, Lewis Carroll ve Charles Dickens gibi sanatçı ve yazarların ziyaret ettiği önemli bir kaplıca tesisi haline geldiğinde pek çok otel ve pansiyon inşa edilmiş. Turizm potansiyeli o zamandan beri artmış.

Whitby’nin çevresindeki kayalıklar, “Jet”(Oltu taşı) diye adlandırılan siyah kayaçlarla zengindir. Oltu taşı, yüzyıllardır buradan çıkarıldı ve işlendi.

Oltu Taşı

Whitby, belki de İngiltere’nin en iyi Oltu taşı kaynaklarına sahiptir. Turistler, Oltu taşı atölyelerini ve dükkanlarını da ziyaret edip burada diğer minerallerden de yapılmış takıları ve süs eşyası alışverişi yapıyorlar.

Balina Avcılığı

Whitby limanı, 1753 ve 1833 yılları arasında balina avı yapılan 55 gemiye sahipti. Balina avcılığı ile çok ünlü olan kasaba, zamanında 25,000 fok balığı, 55 kutup ayısı ve 2761 tane de balina avlanılmış. Bu yakalanan avlar, kasabaya getirilip kızgın yağ havuzlarına atılarak öldürülüyordu.

Manastır Alanı

Kasabaya hakim bir noktada kurulmuş ve kasabanın her yerinden görünebilen Whitby, manastırı heybetiyle göz kamaştırıyor. Manastır alanında mezar taşları ile dolu büyük bir mezarlık ve başka bir kilise daha var. Manastır alanına ulaştığınızda oradan tam karşıda olan batı yakası da çok net görülebiliyor.

Batı yakası

Kasabanın Batı Yakasında, balık pazarı yer almaktadır. Burada, eski balıkçıların tarihi kır evleri de bulunuyor. Doğu yakası kadar popüler olmasa da kesinlikle görülmeye değer. 

Şehrin batı yakası büyük bir parka müze ve sanat galerilerine sahiptir. Burada görülmesi gereken önemli şeyler: Whitby’in en ünlü kaşifi olan Yüzbaşı James Cook’u anısına dikilmiş Balina Kemeri ve bronz heykeldir.

James Cook, denizciliği Whitby’de bir çırak olarak öğrendi. Daha sonra Esk nehri üzerindeki tersanelerde yapılmış gemilerle 3 kez dünya keşfine çıkmıştır.

Esk nehri ve çevresi

Esk, nehri ve çevresi birçok canlı çeşitliliğine ev sahipliği yapar.  Nehirdeki balıklar; Atlantik somonu, deniz alabalığı, yerli kahverengi alabalık, gölge balığı ve bufa balığı’dır Nehir çevresinde ise kum kırlangıcı, su faresi, yalıçapkını, su samuru, su karatavuğu yaşamaktadır.

Yapmadan dönme

  • Fish and Chips yiyin. (patates kızartması ile fileto balık, geleneksel İngiliz yemeği)
  • Buradaki oltu taşı dükkanlarını gör
  • Whitby Manastırını kesinlikle gör
  • Esk nehrinin kenarında dolaş, balıkçı teknelerini gör
  • Nehrin denize döküldüğü alandaki sahilde yürü
  • Rengarenk halka şeker dükkanları gör

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here