Kızılkule

Kızılkule, Alanya’da gezilecek yerlerden bir tanesidir. Alanya’nın sembolü olan bu muhteşem yapı şehre tarihi bir kimlik kazandırır. Türklerin Alanya’ya vurduğu bir mühür de diyebiliriz. Görünümü, sağlamlığı, yapı tekniği, ilginç planı ve kitabeleriyle Anadolu Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden bir tanesidir.

Kızılkule Alanya'nın incisidir
Kızılkule Alanya’nın incisidir

📍Kızıl Kule Nerede?

Antalya ili, Alanya ilçesinde, Alanya limanının hemen yanında bulunmaktadır. Alanya’nın tarihi yarımadasını süsleyen surların başlangıç noktasıdır. Selçuklu tersanesiyle yan yanadır. Konum için tıklayın.

📍Kızıl Kule Giriş Ücreti ve Açık Olduğu Saatler

Kızıl Kuleye giriş 12 TL. Müze kart geçerlidir. Her gün 09.00 ile 19.00 arası açıktır. Kızılkule + Tersane+ Damlataş  mağarasına girmek isterseniz indirimli olarak kişi başı 17 TL. Bunu gişede belirtin ona göre bilet isteyin.

Kızıl Kule Gezi Rehberi

Alanya Kalesi‘nden sonra Alanya’nın görülmesi gereken en önemli tarihi yapısıdır. Kulenin hem dışından hem de üstünden manzara harikadır. Alanya’ya geldiğinizde burayı mutlaka görün. Kızıl Kule’yi gezmek için şunları bilmenizde fayda var:

📍Limandaki otoparka aracınızı koyabilirsiniz. Kızılkule’yi Tersane’yi gezip Alanya limanında tur atmayı unutmayın.

📍Kuleye dik ve dar merdivenlerden çıkılıyor. Burada bir etnografya müzesi var; içeri girdiğinizde sizi bir sergi salonu bekliyor.

📍Kulenin merdivenleri biraz dik ve yorucu; yalnız yukarıdan izleyeceğiniz manzaraya değer.

📍En üst kata çıktığınızda muhteşem bir deniz ve sur manzarası sizi bekliyor.

📍Kızıl Kule’yi gördükten sonra veya görmeden önce, hemen yanındaki tersaneye geçmeyi unutmayın. 

📍Tersaneye doğru surlar üzerinde yürürken mini bir plaj bulunuyor; buradaki manzarayı da es geçmeyin. Vaktiniz olursa burada yüzebilirsiniz. Ücretsiz.

📍Aynı zamanda tersane istikametine giderken, bahçe içinde manzarası çok güzel iki tane kafe var. Burada oturup soluklanabilirsiniz. Çok güzel serpme kahvaltısı var.

Kızıl Kule’nin Yapılış Hikayesi

Kızıl Kule, Alanya Kalesi’nin savunmasını güçlendiren ögelerden biridir. Kule sadece limanın girişini korumakla kalmamış, aynı zamanda kaleyi ve tersaneyi de koruyan bir göreve sahiptir. Akdeniz’de Ortaçağ savunma yapılarından biridir. Kenti deniz saldırılarından korumak için 1226 yılında Suriyeli mimar Ebu Ali Reha el Kettani tarafından Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubat’ın emriyle yaptırılmıştır.

Kızılkule Adı

İnşa edildiği zamanda, Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin adı ile anılan kule, sonra yapımında kullanılan tuğlalar yüzünden, Kızılkule adıyla anılmaya başlanmıştır. Kızılkule adını, 1671 yılında ki ziyaretinden sonra ünlü Osmanlı gezgini Evliya Çelebi vermiştir. Ayrıca Evliya Çelebi, kulenin bir kuşatma esnasında 2000 kişiyi alabileceğinden ve 40 askerle de korunabileceğinden bahsetmiştir.

Kule’nin Ölçüleri ve Mimari Detayları

Dıştan oldukça yalın bir görünüme sahip olan kule bir askeri mimari örneğidir. Sekiz köşeli bir plan üzerine inşa edilmiştir. Kulenin çapı zeminde 29 metre; yüksekliği 33 m’ye ulaşmaktadır. Kule sadece limanın girişini korumakla kalmamış, aynı zamanda kale ve tersaneyi de korumuştur. Kule’nin cephelerinde 56 pencere bulunmaktadır. Ayrıca, düşmana zift ve sıcak su dökmek için yapılmış 22 tane pencere mevcuttur.

Dışarıdan basit görünmesine rağmen, kulenin iç planı oldukça karmaşıktır. Asma kat olarak nitelendirilen ikinci kat dahil, 6 kattan oluşmaktadır. Katların her biri farklı bir düzene sahiptir. Askeri amaçlar nedeniyle, katlar arasındaki dar merdivenlerden geçilerek ulaşılır. 

Asma katın ulaştığı yere kadar, duvarlar çakıl taşıyla örülmüş, üzeri dikdörtgen bloklarla kaplanmıştır. Blok aralarında sert kireç harcı kullanılmıştır. Üst kısım ve tonozlar, kırmızımsı pişmiş tuğla ile inşa edilmiştir. Binanın merkezindeki sekizgen iskelenin içinde bir sarnıç bulunmaktadır. Bu aynı zamanda yapının ağırlığını taşımak için yardımcı olur.

Kuzey cephesindeki yazıtta Mimar’ın adı geçerken, güneydeki sultan Alaeddin Keykubat’ı yüceltmektedir. “Halkın hükümdarı, dünyanın en büyük padişahları, adaletin savunucusu, karanın ve denizin sultanı ve Müslümanların yardımcısı” diyor. Kule 1951-53 yılları arasında restore edildi. Kule, restore edildikten sonra etnografya müzesi olarak kullanılmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here