🏛️Göbekli Tepe

Göbekli Tepe hiç kuşkusuz son yıllarda ülkemizde ve dünyada en çok konuşulan ve merak edilen tarihi yerlerin başında gelir. Göbekli Tepe, boyları 5,5 metreyi, ağırlığıkları 10 tonu bulan dikilitaşlar, heykel ve kabartmaları ile konunun uzmanı olsun ya da olmasın gezenleri etkileyen bir kazı yeridir. Göbekli Tepe Gezi Rehberi ile merak edilen bir çok şeyi ve Göbekli Tepe’yi nasıl gezebileceğinizi açıklayacağım.

Göbekli Tepe Gezi Rehberi A, B, C, D yapıları

Taş devri insanları neden ve nasıl böyle mega bir tapınak inşa etti? Bu gizemli tapınak medeniyet tarihine ait hangi sırları barındırıyor. Göbekli Tepe Gezi Rehberi” ile bu sorulara da cevap vermeye çalıştım.

📝Göbekli Tepe’nin Tarihçesi

Göbekli Tepe tarihi, M.Ö. yaklaşık 9.600-8.000 yılları arasına, yani günümüzden 12.000 yıl öncesi, Erken ve Orta Çanak Çömleksiz Neolitik Döneme tarihlenmektedir.

Göbekli Tepe Gezi Rehberi

Şimdiye dek keşfedilen en erken tarihli kült mimarisi olan Göbekli Tepe, son Buzul Çağının ardından, Çanak Çömleksiz Neolitik olarak adlandırılan döneme aittir. Buradaki anıtsal yapılar, çanak çömleğin ortaya çıkışından bile daha erken tarihlidir.

Günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce, bilinçli olarak toprakla doldurulmuş, yükseltilmiş ve üzerlerine yenileri eklenmiş olan bu anıtsal yapı topluluğu, son Buzul Çağının ardından, Çanak Çömleksiz Neolitik olarak adlandırılan dönemde avci-toplayıcı gruplar tarafından inşa edilmiştir.

Göbekli Tepe din olgusunun medeniyetleşme süreci üzerindeki etkilerine dair fikirlerin sil baştan yazılmasına sebep olan buluntuları ile uygarlık tarihindeki gelişme kronolojisinde değişiklikler yapmayı zorunlu hâle getirmiş anıtsal bir toplanma alanı olarak ortaya çıkmıştır.

Tamamen beklenmedik niteliklere sahip bu ören yeri İngiltere’de bulunan Stonehenge’den 6.500, Mısır Piramitlerinden de yaklaşık olarak 7.000 yıl daha yaşlıdır.

Göbekli Tepe isminin verilmesinin sebebi, bölgenin düz kireçtaşı plato üzerinde yukarı doğru çıkan ve göbeği andıran görüntüsü yüzündendir.

15 metre yüksekliğindeki tepe günümüzden yaklaşık 10 bin yıl önce bilinçli olarak toprakla doldurulmuş ve yükseltilmiştir.

Bu alan tek bir seferde inşa edilmiş mimari yapılardan oluşmamaktadır. Aksine yüzlerce yıl süren ve bu süre içerisinde pek çok farklı tapınağın yanyana ve üst üste inşa edilmesilmesiyle Göbekli Tepe oluşmuştur.

Öyle ki, Göbekli Tepe’yi inşa edenler tamamladıkları tapınak yapılarını belirli bir süre kullandıktan sonra, hiç bozulmadan, bilinçli şekilde içlerini doldurarak toprağın altına gömmüş ve yeni tapınaklar inşa etmişlerdir.

Tepe içerisindeki mimari yapıların kazısı 1995 yılında Klaus Schmidt tarafından başlatılmıştır.

Klaus Schmidt’in keşfetmesinden sonra başlayan kazılar, o tarihten beri, yaklaşık 20 yıldır, devam ediyor.

Göbekli Tepe buluntuları, karakteristik özellikleri bakımından zengin bir natüralist ve sembolik ikonografi sergilemektedir. Karmaşık bir sosyal yapı ile böylesine erken bir tarihte ortaya çıkması karmaşık bir mitolojinin varlığına işaret ediyor.

📌Göbekli Tepe Gezi Rehberi

Rehber Arkadaşım Erkan Tali anlatım yaparken Göbekli Tepe Gezi Rehberi

📍Göbekli Tepe Nerede Nasıl Gidilir?✈️

Göbekli Tepe, Şanlıurfa’nın merkezine 15 km uzaklıktaki Örencik Köyü’nün 2,5 km doğusunda bulunmaktadır. Şanlıurfa Merkezden Göbekli Tepeye otobüsler kalkmaktadır. Konum için tıklayın.

⏰Göbekli Tepe Giriş Ücreti ve Açık Olduğu Saatler

Göbekli Tepe giriş ücreti: 55 TL. Sinevizyon izlemek isterseniz 70 TL

Yaz Dönemi (1 Nisan -31 Ekim)08:00 – 19:00
Kış Dönemi (31 Ekim-1 Nisan)08:30 – 17:00
☎️Göbekli Tepe iletişim numarası(0414) 313 1588
GöbekliTepe Gezi Rehberi
  • Göbekli Tepe Dini bayramların ilk günü öğleye kadar kapalıdır.
  • Müze kart geçerlidir. Gişelerden Müze kart alınabilir.
  • Göbekli Tepe öğretmen ve öğrencilere ücretsizdir.
  • Göbekli Tepe’nin girişindeki müzeye ait kafeterya ve tuvaletler mevcuttur.
  • Hediyelik ve turistik alış veriş yapabileceğiniz mağaza bulunmaktadır.
  • Göbekli Tepe’deki otoparktan ören yerine shuttle servisler (ücretsiz) ile gidilmektedir.

🚶Göbekli Tepe Nasıl Gezilir, Nereden başlamalıyım?

Göbekli Tepe’ye geldiğinizde, gezmek için takip etmeniz gereken sıralama şöyle:

👣Otoparka gelir gelmez sol tarafta müzeye ait mağaza var. Müzekartınız yoksa buradan bilet almalısınız. Aynı zamanda tuvaletler bu mağazanın içindedir. Ören yeri içinde tuvalet yoktur, ihtiyacınızı sadece burada giderebilirsiniz. Mağazadan alış veriş yapmak için gezinizin sonunu bekleyin.

👣 Mağazadan çıktıktan sonra yol sizi otoparkın önündeki tünel şeklindeki tahta döşeli yola getirecek. Yolun sonunda turnikeler yer alıyor. Oradan biletinizi ya da müze kartınızı okutup geçebilirsiniz.

👣Turnikelerin olduğu yerde shuttle servisler ziyaretçileri alıp, Göbekli Tepe’nin olduğu ziyaret yerine götürüyor.

👣Shuttle ile yukarıda indikten sonra müzeye ait küçük bir mağaza yer almaktadır. Burada su, çay, kahve, meşrubat  ve dondurma gibi şeyler bulabilirsiniz.

👣Göbekli Tepe’deki kalıntıların üzerinde bir çatı bulunmakta, tepeye baktığınızda bu çatıyı göreceksiniz. Yokuşa doğru çıkan yaya yolunu takip ederseniz sizi üzerinde hayvan kabartmaları olan dikilitaşların olduğu yere götürecek.

👣Göbekli Tepe turumuz burada tam olarak başlıyor. Tapınakların etrafındaki platformu dolaşıp A,B,C,D bölümleri hakkında bilgi veren levhaları inceleyebilirsiniz.

👣Geziniz bittiğinde geldiğiniz yönden değil de tepenin arkasına dolanan yoldan devam ederseniz tepenin tam ortasındaki dilek ağacının yanına varacaksınız. Oradan da etrafa bir bakmanızda fayda var.

📌 Göbekli Tepe’de Gezilecek Yerler

1. A yapısı (Yılanlı Dikilitaş Yapısı) 4. D Yapısı
2. B Yapısı 5. Dilek Ağacı
3.C Yapısı
Göbekli Tepe Gezi Rehberi

📍 Göbekli Tepe’deki Bölümlere Ayrılmış Yapılar (A,B,C,D)

Kuşkusuz, Göbekli Tepe’de en göze çarpan arkeolojik buluntular, Çanak Çömleksiz Neolitik A Dönemine tarihlendirilen dairesel yapılardır.

Bu yapıların dördü, tepenin güney yamacında, ana kazı alanı olarak adlandırılan alanda yer alıyor. Günümüzde ziyaretçilerin gelip gördüğü yer üstü çatıyla örtülmüş alandır.

İlginç biçimde, bu yapıların tümü belirli bir süre sonra bilinçli olarak toprakla doldurulmuş ve neredeyse bir mezarı andırır biçimde kapatılmıştır; fakat yapıların tam olarak ne kadar süre sonra dolduruldukları henüz belirlenmemiştir.

Bu alandaki kült odaları kazılarda keşfedildikleri sırayla A, B, C ve D yapılari olarak adlandırılmıştır.

A, B, C ve D yapılarında yer alan imgeler bize bunların hiç de tesadüf olmadığını gösterir. Her yapıda farklı bir odak noktası ele alınarak, belirli bir modelin izlenmiş olabileceği fikrini sunmaktadır. Örneğin, A yapısında yılan motifi hakimdir. B yapısındaki eksik verilere rağmen tilki motifi, C yapısında ise yaban domuzu kabartmaları hakimdir. D yapısında ise geniş bir çeşitlilik gösteren bezemelerde kuş ve yılan motifleri hakimdir.

Dikilitaslar üzerinde yer alan tasvirlerdeki farklı odak noktaları, Göbekli Tepe’de çalışan farklı klanlara ait ayırt edici işaretler olarak yorumlanabilmektedir.

Dairesel yapılardan ikisi, C ve D yapıları, zemin seviyesine kadar kazılabilmiş. Her iki yapıda da yapay olarak düzleştirilmiş ana kayaya rastlanmıştır.

Göbekli Tepe’deki bu yapılar arasından D yapısı şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük boyutlu ve en iyi korunmuş yapıdır. Gelin şimdi bu yapıları aşağıda detaylarıyla inceleyelim:

1. A Yapısı (Yılanlı Dikilitaş Yapısı)

A yapısı dikilitaşları üzerindeki kabartmalarda yılan motiflerinin baskınlığından dolayı yılanlı dikme yapısı olarak adlandırılmıştır. Radyokarbon tarihlemesi sonuçları bu yapının yaklaşık MÖ 8900 yıllarında yapıldığını göstermektedir.

Bu yapının mimari özellikleri ve içerisindeki detaylar ise şöyle:

  • Boyları 3 metreden fazla olan dikilitaşların hepsi aynı yöne bakmaktadır.
  • Çevresini saran duvar 1 metre kalınlığındadır.
  • Dikilitaş 1’de, birinin ön yüzünde yukarıdan aşağıya doğru giden dört yılan ve bir adet yukarıya doğru hareket eden bir yılan kabartması vardır.
  • Aynı dikilitaşın diğer tarafında ise iç içe geçmiş yılanların oluşturduğu yılan örgüsü ağı bulunmaktadır. Bu yapıda yılan figürlerinin coğunlukta olmasından dolayı A Yapısı “Yılanlı Dikme Yapısı” olarak adlandırılır.
  • Dikiliaş 2’de, Dikiliaş 1’de yoğun olarak gördüğümüz yılan kabartmalarının hiçbirisi yoktur. Dikilitaş-2’nin ön dar yüzü boş, arka yüzünde boynuzları aşağıya bakan bir boğa veya bir koç başı motifi mevcutur. Alt alta sıralanmış bir boğa, bir köpek ve bir kuş motifi bulunmaktadır.

2. B Yapısı (Tilki Dikilitaş Yapısı)

Göbekli Tepe Gezi Rehberi B yapısı

Bu yapının mimari özellikleri ve içerisindeki detaylar ise şöyle:

Yılanlı Dikilitaş yapısının yanında (kuzeyinde) yer alan biraz daha büyük bir yapıdır.

  • Yaklaşık 7 metreye 8,7 metre büyüklüğündeki bu oval yapı, dokuz tane T biçimli dikilitaşa sahiptir. 
  • Dikilitaşların 7 tanesi sınır duvarına dayalıyken, iki tanesi de birbirine paralel olarak terrazzo zeminin merkezinde yer almaktadır.
  • Dikilitaş 6’nın baş kısmının yan tarafnda yer alan sürüngen vasıfı kabartma leopar olarak tanımlamıştır.
  • Dikili taş gövdelerinin birbirinin yüzünde güneye doğru zıplayan doğal büyüklükte tilki kabartmaları bulunmaktadır. Tilkilerin erkek olduğu erekte penis yapısından anlaşılmaktadır.

3. C Yapısı (Erkek Yaban Domuzu Dikilitaş Yapısı)

C Yapısı Erkek Yaban Domuzu Dikilitaş (Göbekli Tepe Gezi Rehberi)

C yapısı merkez dikili, taşlarının her ikisi de tarihöncesi çağlarda tahrip edilmişti. Toprakla doldurularak kapatılan yapının bulunduğu alanda, doğrudan merkez dikilitaşların üzerine gelecek şekilde büyük bir çukur kazılmıştı.

Çukurun alt kısımlarında bulunan kırık parçalar, burada gerçekleşen tahribatın boyutunun tahmin edilmesine olanak verir. Yapıyı çevreleyen dikilitaşlar üzerinde yer alan çeşitli kabartma motifleri arasında yaban domuzu figürünün baskın olduğu görülür. Göbekli Tepe’de kabartmaların yanı sıra çeşitli yaban domuzu heykelleri de ortaya çıkarılmıştır. Bu yüzden bu bölüme Yaban domuzu yapısı denmiştir.

C Yapısı Erkek Yaban Domuzu Dikilitaş (Göbekli Tepe Gezi Rehberi)
C Yapısı Erkek Yaban Domuzu Dikilitaş (Göbekli Tepe Gezi Rehberi)

C yapısında, T-biçimli dikilitaşlar yan yana dizilerek ,iç içe geçmiş dairesel duvarlar oluşturmaktadır. Birbirini çevreleyen duvarlardan oluşan C yapısı, bu özelliğiyle öne çıkmaktadır. Bu özgün yapının planı zamanla çeşitli değişikliklere uğramıştır. Örneğin, yapının ilk evrelerinde açılan bir giriş, daha sonraki bir evrede eklenen duvarla kapanmış, dikilitaşların çoğu onarım görmüş ve yeniden yerleştirilmiştir.

Bu yapının mimari özellikleri ve içerisindeki detaylar ise şöyle:

  • Bu yapı tpkı A ve B Yapıları gibi dairesel bir tabana sahiptir.
  • C yapısının en büyük özelliği, A ve B Yapılarında gördüğümüz tek bir çevre duvarı yerine, eş merkezli 3 adet çevre duvarı vardır.
  • 30 metreden büyük yarıçapı ile mevcut yapıların en büyüğüdür.
  • Günümüzden 11 500 yıl önce yapıldığı ve açılan yapılar içinde en eski ikinci yapıdır.
  • Bu yapıyı farklı kılan bir özelliği de, uzunca bir giriş koridoru ve tanımlanmış bir kapısının bulunmasıdır.
  • Neolitik dönemde evlerin ve yapıların içine damdan girildiğini düşünürsek bu yapı da kapının olması önemli bir bilgidir.
  • Uzun bir koridorun başındaki bu kapı, alt ucu yere gömülü “U” biçimli bir taş ve bu “U”nun iki kolunun tepesinde birbirlerine sırtlarını dönmüş ve sıçramaya hazır diz çökmüş birer aslan kabartması yer almaktadır; bu yüzden C Yapısındaki giriş kapısına “Aslanlı Kapı” ismi verilmektedir.
  • C yapısında bulunan en ilginç ayrıntı ise kapıdan içeri girilince görülen sırt üstü yatmış, ölü bir erkek yaban domuzu tasviridir. Kapıdan içeri yola doğru bakıldığında, ilerlenen yolun başka bir aleme, ”ölüler ülkesine” gitmekte olduğunu gösteriyor olabilir.
  • Yapısının ortasındaki iki ana dikmetaş üzerinde penisi erekte halde tasvir edilmiş arslan kabartmaları göze çarpmaktadır.
  • Yapının tabanı, diğer yapıların aksine terrazo değildir.
  • Dikilitaşlar doğrudan su geçirmez ana kaya üzerine açılan oyuklara yerleştirilmiş.
  • Zeminde tahliye deliğinin bulunmasından dolayı, sıvı tabanlı ayinlerin yapılıyor olması güçlü bir ihtimaldir.
  • Bu delikler özel tıpalarla gerek görüldüğünde kapatlarak su/sıvının içerde toplanmasına imkân sağlamaktadır.
  • C yapısıyla ilgili enteresan başka bir tespit de, çevredeki dikilitaşların yan yüzlerinin hep aynı tarafında bezemeler olmasıdır. Saatın hareket yönünde ilerleyince bütün dikilitaşlardaki bezemeler görülebilmektedir.
  • Bu yörüngesel hareket, güneşin gökyüzündeki hareket yönü ile ilgili olmalıdır. Ayinler yapılırken hareket yönünün bu şekilde olduğu düşünülmektedir

4. D Yapısı (Turna Dikilitaş Yapısı)

D yapısında çok sayıda hayvan kabartmaları bulunmaktadır. Klaus Schmidt bu yapıdan “sanki bir hayvanat bahçesinde içinde geziyormuşum hissine kapılıyorum” diye bahseder. Bu bölümde kuş kabartmalarının yoğunlukta olmasından dolayı “Turna Dikilitaş Yapısı” adı verilmiştir.

Bu yapıya ait özellikler ise şöyle:

  • D yapısında, merkez dikilitaşlarını çevreleyen dairesel yapıda şimdiye kadar 12 adet “T” dikilitaş açığa çıkarılmıştır.
  • Bu yapı, açığa çıkartlan yapılar içerisinde en iyi korunmuş olanıdır.
  • Dikilitaşların bir çoğunun üzerinde çeşitli hayvan tasvirleri yer almaktadır. Çoğunlukla bu tasvirler: tilki, kuş, yaban domuzu, yılan, ceylan, yaban öküzü, yaban eşeği ve büyük etçiller gibi çeşitli yabani hayvanlara aittir.
  • Yapının kapısı güneyde yer alır ve direk olarak içeri girilebilmektedir.
  • Bu yapının da ortasında, diğer yapılarda olduğu gibi, iki tane büyük “T” sütun yer almaktadır.
  • Akbaba Dikilitaşı’nda, büyük olasılıkla bir akbabanın bir insan ruhunun öbür dünyaya gidişine eşlik ettiğini anlatması tasvir ediliyor.
  • Akbaba yıldız Haritasına baktğımızda en altta, Dikilitaşın da en altında yer alan, başı sola dönük akbababanın başı Deneb Kutup Yıldızı konumundadır. (Günümüzdeki Kutup Yıldızı Küçük Ayı Takım Yıldızındaki en parlak yıldız olan Polaris Yıldızıdır). 
  • Bu akbabanın üzerinde yer alan akrep motifi haritadaki Scorpion Takım Yıldızını göstermektedir.
  • Scorpion takım yıldızının üstündeki mavi renkli bölge Samanyoludur.
  • Neolitik Çağda ruhun kafa içerisinde olduğuna inanılır ve ölümden sonra kafa kesilerek çoğunlukla evde gömülürdü.
  • Bedenin geri kalanı ise kurda kuşa bırakılıp yok olması sağlanır ve kemikleri bir çukura veya mağaraya konurdu.
  • Dikilitaşta bulunan bir diğer akbabanın taşıdığı yuvarlak nesne kafatasını, yani ruhu temsil etmektedir. Dikkat edilirse bu akbabanın ve üsteki akbabanın ayakları insan ayağı gibidir. Buradan şunu anlıyoruz ki GöbekliTepe insanları ruhun ölümsüzlüğüne inanmakta idiler.
  • Ortadaki dikilitaşlardan göğüs tarafında H sembolü ve onun da altında yarım ay ve içinde güneşi anımsatan bir kabartma daha vardır. Latin harferin kullanılmadığı o dönemde H sembolü bir mutlaka bir şeyi anlatmak istediği düşünülmektedir.
  • H ideogramının anlamını bilemiyoruz ama kabartmalarda tek başına bulunduğu gibi grup ideogramını da oluşturmaktadır. Bazı yerlerde bu H ideogramının yan dönmüş halini de görmekteyiz. Örneğin, tokaya benzeyen betimlemenin yanlarında yan yatmış pozisyonlarda yer almaktadır.
  • Kemerin yan yüzünde C ideogramları ilebirlikteliğinin mutlaka bir anlamı olmalıdır. Kemerin altndan sarkan tilki postunun önlük olarak kullanıldığı düşünülürse, bu anıtsal yapıdaki töreni idare eden görevli kişiyi temsil ediyor olması ihtimali yüksektir.
  • Merkezdeki diğer dikilitaşın ön yüzünde koç başı kabartması vardır. Bunları Göbekli Tepe insanları kesin anlıyordu ancak bizlerin bunu anlayabilmesi içindaha çok veriye ihtiyacımız vardır. En uçuk tahmin, bu güneş ve ay tasvirinin kara deliği ifade ediyor olabilir.
  • Göbekli Tepe’de, ana yapıların güneybatsında yer alan, genişlikleri ve derinlikleri on altı santimetreyi bulan, kâse benzeri delikler buranın bir başka gizemli rolünü teşkil eder.
  • Bunlardan etrafta düzinelerce vardır. Bazı dikilitaşların tepesindede benzer kâse izleri vardır ve bu bölgedeki başka Seramiksiz Neolitik sit alanlarında da böyle izlere rastlanmıştr. Kan, bira, süt veya su gibi bir sıvı veya daha büyük ihtimalle et gibi bir yiyecek için kâse görevi görmüş olmalarıdır.
  • Hemen her zaman yüksek yerlerde bulundukları için, Megalitik Yapıların içerisinde yer alan ritüeller açısından sembolik bir işlev görmüş olabilecek, akbaba, karga veya kuzgun gibi leşçil hayvanlara adaklık olarak sunulan yiyecekleri içermiş olmaları mümkündür. Göbekli Tepe’deki dolgu malzemesinde çok sayıda karga ve kuzgun kemiği bulunmuştur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here