Yalnızlık, bize kimlerin eşlik ettiğinden daha çok algılarımızla alakalı bir şeydir. Bazen az kişiyle sosyal olmak, büyük bir kalabalık içinde tamamen yalnız kalmaktan daha iyi olabilir.

***

Bazı insanların kendini yenilemesi ve sarj etmesi için uzun süre tek başına kalması gerekirken, bazıları ise bu kadar uzun süreye ihtiyaç duymadan kendilerine bir elektirik şoku vererek hemen doldurabilirler. Bazıları ise yalnızlık sanatını yaparak ve yalnızlıktan zevk alarak sürekli yalnız kalmayı seçebilirler. Bu da yalnızlık algısını değiştirebilir.

***

Tahmin edemediğimiz dönemlerde içine düştüğümüz zor ve uzun yalnızlığı, zenginleştirici yalnızlığa dönüştürmek için ne yapmamız gerektiğini düşünmek bizim için iyi bir fikirdir. Bizim gibi sosyal yaratıklar için tatmin edici ilişkilerin sürekli eksikliği, zihinsel ve fiziksel sağlığımızda ağır maliyetlere yol açabilir.

***

Ama istediğimizden daha fazla yalnız zaman geçirmek zorunda kaldığımız zaman, telafi etmenin ve verimli bir bağ ve tatmin duygusu bulmanın yolları vardır. Bunu başarabilmenin bir yolu da yaratıcılık için yalnızlığı bir sıçrama tahtası olarak kullanmaktır.

Yaratıcılık kaynağı olarak yalnızlık

Yalnızlıkla başa çıkmanın bir yolu da yaratıcılıktır. Kendilerini izole etmiş bireyler, tarih boyunca deneyimlerini güzel şeylere dönüştürerek, topluluk duygusu yerini alan yaratıcılık sayesinde daha çok başarılı olmuşlardır.

***

Bazı sanatçılar, yalnızlıklarını kullanma ve bunu sanatlarına aktarma yöntemleri ile ilgi çekmiştir. Onlar yalnızlıktan kaçmak yerine yalnızlığın içinde güzellikler bularak, dikkate değer bir şey olduğunu göstermişlerdir.

***

Sanatçı Edward Hopper (1882–1967) Amerikada yaptığı içedönük şehir manzara resimleriyle ünlüdür. Genellikle bir pencere veya başka bir bariyer ile izleyiciyi ayıran yalnızlığı konu eden resimler çizer. Hopper’ın şehir sahnelerinde dışa vurduğu konular yalnızlık odaklıdır. Eserleri, duvarla çevrili olma ya da hapsedilme hissi uyandırır.

***

Kısacası, Hopper’ın çalışmaları kendi iç dünyasını yansıtırken bize yalnızlığın yaratıcılığa yol açan iyi bir arkadaş olduğunu da gösterir.

***

Hayatımızda yalnızlıkla karşılaştığımızda, hayatımızı insanlarla doldurmak için acele ederek bununla başa çıkmak her zaman mümkün veya uygun değildir. Bazen bir seçeneğimiz bile yoktur; bazen derinden bağlanmak için doğru yerde değilizdir; belki de her şeyden önce bu duyguyu atlatmamız gerekir.

***

Yalnızlığımızı kucaklamanın bir yolu dünyada yaşayan diğer yalnızlar gibi, kendi yarattıklarından teselli ve ilham alanların yalnızlık sanatına yönelmektir. Onları örnek alarak Bunu, zor ve yalnız zamanlarda çalışmamıza yardımcı olabilecek kendi uğraşlarımızda ilham kaynağı olarak kullanabiliriz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here